Seviyorum Paulo'yu...
Ne güzel söylemiş ''Kaçan kovalanırmış; halbuki hiçbir çiçek ne kadar güzel koktuğunu kanıtlamak için dalından kopmaz...Paulo Coelho''
Bu yaşıma geldim hala kadın ve erkekler arasında ki rol yapmaya dayalı ilişkileri anlayamadım.Kadın erkeği beğenir ama beğendiğini belli etmemesi gerekir ,kadın erkeği sever ama sevdiğini belli etmemesi gerekir ve kurallar böyle sıralanır...Sanki bir oyun oynanır ve kadının hissettikleri dışında davranması rolü gereğidir.Çünkü erkekler rol yapan kadınların peşinde dilleri bir karış dışarıda dolanır dururlar, hatta böyle rol yapan kadınlara tapınırlar.Gel de çık işin içinden!!!
Oysa cinsiyet kavramının dışında birşey vardır asıl önemlisi de budur ''İNSAN OLABİLMEK''...Kadın insandır, erkek insandır ve her iki cins önce insan olabilmekle ilgili olmalıdır. Kadınları rol yapmaya iten şeyse ne yazık ki erkekler. Duygularını gizlemeden yaklaştıkları her erkeğin yüreklerinde bıraktıkları sızılar. Erkekler ne ister?Erkekleri ne mutlu eder? Neden rol yapmak zorunda bırakırlar kadınları?
Hayat bu kadar uzunmudur rollerle uğraşacak, samiyetsizliklere koşmak için...
Sevmek istersin hemde öyle çok bunu istersin ki...Hatta haykırmak istersin ''SENİ SEVİYORUM'' diye...Ama çok risklidir, heran terkedilebilirsin. Bu ince çizgide kadın karar verir, ya samimi olacaktır ya da samimiyetsiz.
Bazen bende samiyetiz olmalıyım derim kendime, sonra insan olduğumu hatırlarım onun da insan olduğunu hatırlarım ve vazgeçerim. Hayat rol ezberleri için çok kısa, seviyorum demek kadar güzel bir kelime yok ki, varsın anlamasın, varsın yokolsun...Ben yine de seviyorum demekten vazgeçmeyeceğim.
Ölüm heran yanımızdayken, seviyorum diyen de diyemeyen de aynı sona erişecekse neden sıradan rollerin içinde bedenimi hapsedeyim, değer mi?
Doğrular ve yanlışlar...Kim için doğru kim için yanlış!!!
Sevmek ilkbaharın doğayı canlandırdığı gibi bir duygudur aslında, seversen yüreğin hep canlıdır. Evet zordur sevmek, hele de bunu anlamaktansa rollere bürünmemizi bekleyen erkekleri...
Düşünüyorum öyleyse varım...Aslında düşünüldüğün için varsın bunu anlayabildiğimiz günü istiyorum hemen, şimdi...
Bir kere de sen söyle ''SENİ SEVİYORUM''.
Bir kere de sen söyle ''SENİ ÖZLEDİM''.
Korkmayın seni seviyorum diyenden, korkmayın seni seviyorum demekten...Bırakın baharın papatyaları açsın yüreğinizde.
Hadi bahar geldi artık, toplayın papatyaları koyun bir vazoya kızarmış ekmek kokusuna sevginizi ekleyip süsleyin kahvaltı masanızı...Kırmızı gülleri sevmem ben, hep rol yapan kadınların çiçeği gibi algıladığımdan sanırım.Papatyanın masumluğunu bulamam kırmızı güllerde, hep gülüşünü bile gizleyen ağır makyajın altında ki rol yapan kadınları hatırlattığı için sanırım.
Hadi bahar geldi, kaçırdığınız baharlara inat bu baharı kaçırmayın...Seneye bahar, papatyaları görebilecekmiyizin muammasında ertelemeyin...
Seni seviyorum...Ben bu baharda seni bekliyorum...
...Odam kireçtir benim, yüzüm güleçtir benim. Hem gülüşümü gizleyecek makyajım da yoktur benim:)
Seni seviyorum, seni bu baharda bekliyorum...
İpekce...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder